Yetişkin · 2026-10-19

Depremin yıkıcı izleri; hayata yeniden başlama

Depremin Psikolojik Etkileri: Yaşadıklarım Normal mi?

Depremin Psikolojik Etkileri: Yaşadıklarım Normal mi?

Ülkemizi derinden sarsan deprem deneyimi, hem olayı doğrudan yaşayanlar hem de kalbinde o acıyı hissedenler için derin izler bırakmıştır.

İnsan yaşamı boyunca birçok kayıpla karşılaşabilir. Ancak ani ve beklenmedik olaylar karşısında yaşanan kayıplar kişi için çok daha yıkıcı olabilmektedir. Depremi aynı şehirde, hatta aynı apartmanda yaşayan kişiler bile bu deneyimden farklı düzeylerde etkilenebilir. Depremin kişiyi ne ölçüde etkilediği; yaşanan kayıplara, kişinin kişilik özelliklerine, maruz kaldığı zararın boyutuna ve birçok farklı etkene bağlı olarak değişmektedir.

Öncelikle bilinmelidir ki deprem gibi ani ve yıkıcı olaylar karşısında verilen tepkiler oldukça normaldir. Bu süreçte kişiler farklı türde tepkiler yaşayabilir.

Bedensel Tepkiler

mide bulantısı

nefes almakta zorlanma

seslere karşı aşırı duyarlılık

kendine yabancılaşma hissi

tükenmişlik hissi

iştah artışı ya da iştah kaybı

enerjisizlik ve çabuk yorulma

Bilişsel Tepkiler

kaybedilen yakınların öldüğüne inanmakta zorlanma

karar vermede güçlük

zihinsel bulanıklık

kaybedilen kişinin hâlâ yaşıyor olduğu hissi

Davranışsal Tepkiler

uyku düzeninde bozulma

dikkat dağınıklığı

sosyal olarak içe çekilme

kaybedilen kişiyi arama davranışı

depremi hatırlatan durumlardan kaçınma

ağlama

Duygusal Tepkiler

şaşkınlık ve şok

öfke

kendini ya da başkalarını suçlama

yalnızlık duygusu

Ruhsal Tepkiler

depresif ruh hali

umutsuzluk

yoğun kaygı

Deprem gibi yıkıcı doğal afetler travmatik deneyimlerdir. Yas tutmak ise kaybedilen yakınlar, ev, iş ya da kişi için anlamlı olan her şey karşısında hissedilen acı, keder ve üzüntü gibi duyguların doğal bir dışavurumudur.

Duygusal iyileşmenin en önemli adımlarından biri yas sürecini yaşayabilmektir. Bu nedenle “güçlü ol”, “ağlama”, “en azından hayattasın” gibi ifadeler nedeniyle duygularınızı bastırmak yerine, acınızı yaşamak ve hissettiklerinizi paylaşmak oldukça önemlidir. Yas tutuldukça ve bastırılan duygular ifade edildikçe kayıplar zamanla kabullenilmeye başlar ve hayatın devam edebilmesi mümkün hale gelir.

William Shakespeare’in de dediği gibi: “Üzüntünü dile getir; konuşulmayan yas kalbe düğümler atar, onu sertleştirir ve kırar.”

Deprem Sonrası Hayata Yeniden Başlamak

Deprem sonrası en sık hissedilen duygular korku ve endişedir. Yakınlarını kaybeden, evleri veya iş yerleri yıkılan kişiler için bu durum büyük bir boşluk duygusuna yol açabilir. Güvenlik ve barınma ihtiyacının artmasıyla birlikte geleceğe yönelik kaygılar da yoğunlaşabilir ve güven duygusu zedelenebilir.

Yaşanan yoğun duygular son derece anlaşılabilir ve bu duyguların azalabilmesi için zamana ihtiyaç vardır. Bu nedenle yaşadığınız duyguları anlamlandırmak ve kabullenmek için kendinize zaman tanımanız önemlidir.

Bu süreçte toplumsal destek oldukça değerlidir. Destek görmek kişiye güven duygusu verir ve “yalnız değilim, yanımda destek olan insanlar var” hissini güçlendirir.

Kolay olmasa da hayata yeniden başlayabilmek için küçük adımlarla günlük bir rutin oluşturmak ve gündelik aktivitelere yavaş yavaş dönmek faydalı olabilir.

Aynı zamanda güçlü yönlerinizi kendinize hatırlatmanız da önemlidir. Bugüne kadar karşılaştığınız zorluklarla nasıl baş ettiğinizi düşünmek, bu süreçte de dayanıklılığınızı hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Stresli hissettiğiniz zamanlarda nefes egzersizleri yapmak, düzenli hareket etmek veya yürüyüş yapmak stres seviyesinin azalmasına katkı sağlayabilir.

Unutmayın, bu süreçte yalnız değilsiniz. İhtiyaç duyduğunuzda psikososyal destek gruplarına katılmak veya profesyonel psikolojik destek almak, yaşadıklarınızı paylaşmanız ve uygun destek almanız açısından oldukça önemlidir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz

Bu içerik bilgilendirme amacı taşır; kişiye özel değerlendirme veya profesyonel destek yerine geçmez.